
Gazeteci Fatih Altaylı, son yazısında Tera Yatırım‘ın patronu Emre Tezmen ve babası Oğuz Tezmen üzerindeki detayları kaleme aldı. Emre Tezmen’in, babasının geçmişi ve siyasi kariyeri ile nasıl şekillendiğine dair çarpıcı bilgiler sunan Altaylı, Oğuz Tezmen’in siyasi geçmişine de ışık tuttu.
Oğuz Tezmen’in, eski bir bakan olduğu sıkça vurgulansa da, bu göreve seçilerek gelmediği ifade ediliyor. Altaylı, Oğuz Tezmen’in Doğru Yol Partisi‘ne yakın bir bürokrat olarak, Süleyman Demirel ve Tansu Çiller dönemlerinde, 1990’ların başlarında önemli görevlerde bulunduğunu belirtti.
Özellikle, 1995 yılındaki erken seçimler öncesinde, Anayasa gereği seçim döneminde partili bir ismin Ulaştırma Bakanı olamayacağı için birkaç aylığına tarafsız bakan olarak görevlendirildiğini aktaran Altaylı, o dönemdeki teamül gereği müsteşarların bakanlık koltuğuna oturduğunu vurguladı.
Oğuz Tezmen, Ulaştırma Bakanlığı müsteşarlığının yanı sıra Milli Piyango Genel Müdürlüğü, Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanlığı gibi prestijli görevlerde de yer almıştı. Bu kurumların geniş bütçeleri ve satın alma potansiyellerinin yanı sıra, Tezmen’in yargılanma sürecindeki skandallar da dikkat çekiyor.
Altaylı, Oğuz Tezmen’in Posta İdaresi ve Telekom’daki 300 milyar liralık yolsuzluk iddiaları nedeniyle yargılandığını hatırlatıyor. Bu süreçte, oğlu Emre Tezmen’in yurt dışında, özellikle İngiltere ve Monako‘da adına kayıtlı birçok gayrimenkulü olduğunun ortaya çıktığına dikkat çekildi. Aile mal varlığı kayıtlarında bu taşınmazların yer almadığı ifade edilirken, Oğuz Tezmen’in kendisini, “Oğlum 18 yaşından büyük, mal varlığını ben ne bileyim” sözleriyle savunduğu aktarıldı.
Fatih Altaylı, Oğuz Tezmen’in bu savunmayla yargı sürecinden kurtulduğunu belirterek, “Genetik devredeydi. Armut dibine düştü, oğul babaya çekti. Ama gel gör ki, Allah’ın da bir adaleti var. Baba serbest ama oğul bugün hapiste. Ve zannederim uzun süre de orada kalacak,” değerlendirmesinde bulundu.



