
İsrail, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki sağcı hükümetin bölgede dört yıldır sürdürdüğü saldırıların ardından, tarihinde bir ilke imza atarak 1988’den bu yana zamanında gerçekleştirilen genel seçimlerde sandığa gitti. Seçimler, 7 milyondan fazla seçmenin katılımıyla gerçekleşti ve sonuçlar, İsrail’in siyasi geleceğini belirleyecek önemli senaryoları gündeme getirdi.
İsrail’in uluslararası arenada giderek yalnızlaştığı bir dönemde yapılan seçimlerde, Netanyahu hakkında süren yolsuzluk davası ve ülkedeki değişim talepleri seçmenlerin kararlarını etkiledi. İsrailli Kanal 12’ye göre, muhalefet bloğu lideri Gadi Eisenkot 52 sandalye, Netanyahu’nun bloğu ise 50 sandalye kazanmış durumda. Arap partilerinin toplamda 18 sandalye kazanması bekleniyor. Ancak, muhalefet bloğu, 120 sandalyeli İsrail Meclisi’nde koalisyon kurabilmek için yeterli 61 milletvekiline ulaşamadı.
Oy verme işlemi Türkiye saatiyle 23.00’te sona erdikten sonra, İsrail basını, ülkenin önünde beş farklı hükümet senaryosu olduğunu vurguladı. Bu senaryolar arasında, muhalefetin ya da Netanyahu bloğunun en az 61 sandalyeye ulaşması pek olası görünmüyor. Ancak, Yaşar Partisi’nin muhalefetin en büyük partisi olarak çıkması ve Eisenkot’un başbakanlık koltuğuna oturması durumunda, yeni bir koalisyon oluşturulabilir.
Böyle bir koalisyonda, eski başbakan Naftali Bennett’in Birlikte Partisi, eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman’ın Evimiz İsrail Partisi ve Yair Golan liderliğindeki Demokratların yer alması bekleniyor. Ancak, Bennett ve Liberman’ın Eisenkot’un başbakanlığına mesafeli yaklaşması, koalisyon görüşmelerini zorlaştırabilir. Eisenkot’un başbakan olması halinde, İsrail, ilk kez Mizrahi kökenli bir başbakan tarafından yönetilmiş olacak.
Netanyahu bloğunun 61 sandalye kazanması halinde, Likud’un aşırı dinci Şas ve Birleşik Tevrat Yahudiliği ile Itamar Ben-Gvir’in aşırı sağcı Yahudi Gücü ve Bezalel Smotrich’in Dini Siyonizm partileriyle mevcut koalisyonu sürdürmesi bekleniyor. Uzmanlar, Netanyahu’nun zaferinin, seçim sonucunu daha sert politikalar için yeni bir yetki olarak yorumlayabileceğini, bu durumun Batı Şeria’nın ilhakının hızlandırılması, yasadışı yerleşimlerin genişletilmesi ve Filistinlilerin Gazze’den çıkarılması gibi adımların önünü açabileceğini belirtiyor.
Üçüncü senaryoda, muhalefet, Netanyahu bloğunu geride bırakmasına rağmen 61 sandalye kazanamazsa, Eisenkot, Arap partilerinin dışarıdan desteğiyle azınlık hükümeti kurmayı deneyebilir. Ancak Arap milletvekillerinin güvenoyu oylamasında Eisenkot’a destek vermemesi halinde, muhalefetin oyları, Netanyahu bloğunun oylarını geçebilir. Bu durumda, Arap partilerinin de muhalefet karşıtı bir hükümete dışarıdan destek verme ihtimalinin olduğu belirtiliyor.
Dördüncü senaryoda ise, iki blokun da 61 sandalye kazanamaması ve Arap partilerinin yüksek sayıda sandalye elde etmesi, Netanyahu ile Eisenkot’u birlik hükümeti kurmaya yöneltebilir. Her iki lider, kendi bloklarıyla ulaşamadıkları Meclis çoğunluğunu birlikte sağlayarak, ülkenin yeniden seçime gitmesinin önüne geçebilir. Ancak Eisenkot, Netanyahu ile aynı hükümette yer alma konusunda açıkça karşı olduğunu ifade etse de Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un iki lideri uzlaşmaya çağırabileceği düşünülüyor.
Son olarak, tüm koalisyon seçeneklerinin tükenmesi durumunda, İsrail yeniden sandığa gitmek zorunda kalabilir. Cumhurbaşkanı Herzog, resmi sonuçların ardından bir ismi hükümeti kurmakla görevlendirecek. Eğer bu isim 28 gün içinde koalisyon kuramazsa, 14 günlük ek süre alabilecek ve girişim yine başarısız olursa görev başka bir isme verilecek. İkinci adayın da hükümeti kuramaması halinde ise Meclis feshedilecek ve İsrail üç ay içinde yeniden seçime gidecek. Bu süreçte, Netanyahu geçici başbakan olarak görevine devam edecek.
