
ABD ve İsrail ortaklığında İran’a başlayan saldırılarla ateş çemberine dönen Orta Doğu gündemine ilişkin konuşan Cevdet Yılmaz, “Bir arabuluculuk yapma gayretinde olduk ama son anda Umman’a döndü ibre ve olumlu sonuçlanmadı. Malesef savaşla sonuçlandı” dedi.
Yılmaz, açıklamalarına şöyle devam etti:
“İNCİRLİK ÜSSÜ TÜRKİYE’NİN ÜSSÜ”
Biz NATO’nun üyesiyiz. Biz onun bir parçasıyız. İncirlik Üssü Türkiye’nin üssü. Orada farklı ülkeden askerler de bulunuyor. Türk bir komutanın komutasında.Çelik kubbemiz gelişiyor. Türkiye yoğun bir çaba içerisinde. Bir an önce bu savaşın bitmesini arzu ediyoruz. Diplomasinin geri dönmesini istiyoruz. Bu yönde çabamız var.
(Türkiye hava sahasında imha edilen füzeler) Bu olayın tekrarlanmaması için defalarca uyardık. İran’da şu anda bütüncül bir karar alma sistemi yok. Farklı bir yapılanmaya gitmiş durumdalar. Türkiye hem NATO üyesi olarak hem de kendi varlığıyla tedbirlerini almaya devam edecek. İran, ‘füzeyi biz atmadık’ diyor.
“İRAN KONUSUNDA TAVRIMIZ NET”
İran konusunda tavrımız net. Türkiye Cumhuriyeti, liderler diplomasisi ve dışişleriyle, tüm kurumlarıyla çok yönlü bir çaba içinde. Bu savaşın bir an önce bitmesini istiyoruz. Çok açık bir çabamız var.
Taraflardan karışık mesajlar geliyor. İsrail, savaşı uzatma çabasında, ABD daha farklı bir yaklaşımda. Bir belirsizlik var, tam olarak kestiremiyoruz. Trump’ın genel yaklaşımından çıkardığım; bu savaşı uzun süre devam ettirmeyeceği yönünde. Hem ekonomik hem insani boyutta riskleri var. Dolayısıyla bir noktada sonlandırılacağını düşünüyoruz.
“BÖLGEYE YAYILMA RİSKİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR”
Bölgeye yayılma riski her geçen gün artıyor, bir noktada sonlandırılacağını temenni ediyoruz, kesin bir şey söyleyemeyiz. Bu orta ölçekli savaşlar kısa sürsün diye girilir ama bir yerlere sürükleyebilir, uzun vadeye yayılabilir. Çok uzun sürmeyeceğiniz bekliyoruz, olmamasını temenni ediyoruz ve bu yönde de gayret sarf ediyoruz.
Büyük bir insani maliyet var. Bu sürdürülebilir bir yaklaşım değil, hukuk ve kaide dinlemeden sadece güç çarpanı üzerinden yürütülen politikalar sürdürülebilir değil. İnsanlığın geleceği açısından ürkütücü. Mutlaka insanlığın bir tepkisinin geleceğini düşünüyorum.
SAVAŞIN EKONOMİK ETKİLERİ
Ekonomik etkiler derken petrol ve doğal gaz var. Hürmüz dünya petrolünün yüzde 20’sinin sevk edildiği bir boğaz. Sıvılaştırılmış doğalgazın yüzde 25’i de bu boğazdan sevk ediliyor. Gübre de buradan geçiyor. Buranın işlememesi dünyada ciddi alarm oluşturuyor. Bir çok maliyet artıyor, küresel ekonomini etkilendiğini görüyoruz. Uzak Doğu ülkeleri daha çok bu bölgeye bağımlı, yine doğalgaz açısından Avrupa bu bölgeye ihtiyaç duyuyor.
“TÜRKİYE ARZ SORUNU YAŞAMAYACAK”
Küresel ekonominin etkilendiğini ifade edebilirim. İki yönlü etkisi var, birincisi enflasyonu artırıyor, ikincisi büyümeyi yavaşlatıyor. Uzak doğu ülkeleri stokları kullanmak zorunda kalacaklar, bir zaman sonra yetmeyecek. Avrupa’nın 90 gün. Türkiye, kaynak çeşitlendirme imkanı olan bir ülke. Ayrıca akıllıca yatırımlar yaptı Türkiye. Türkiye arz sorunu yaşayacak bir ülke değil. Bir arz sorunu bir de fiyat sorunu var. Biz arz sorunu yaşamayacağız ancak fiyatlardan etkileneceğiz. Stoklarımız var, bağlantısallığımız güçlü, denizlerden, farklı yerlerden temin edebiliriz, 23 yılda yerli ve yenilenebilir kaynaklara yatırımlar yaptık.
“AKARYAKIT FİYATLARININ YÜZDE 75’İNİ KARŞILAMA KARARI VERDİK”
Akaryakıt fiyatları enflasyonu arttırabilir, buna istinaden bütçe açığımızı bir miktar artırma pahasına akaryakıt fiyatlarının yüzde 75’ini karşılama kararı verdik. vergilerden vazgeçip, fiyatı düşürücü şekilde hareket ettik. Fiyat etkisini sınırlandırdık, vatandaşa da sınırlı yansıdı. Enflasyonla mücadele ettiğimiz bu dönemde, bizim için enflasyonu düşürmek, kontrol altıda tutmak, yükselmesini engellemek bizim için bütçe açığından daha önemli, daha yaşamsal. Geçici ve sınırlı bir etki olduğunu düşünüyoruz.
“KRİZLERE KARŞI DİRENÇLİ BİR ÜLKEYİZ”
Krizlere karşı dirençli bir ülkeyiz, ekonomimiz de bir çok testten geçti. Bir çok krizi Türkiye yönetti, bu sorunları da yönetebiliriz. Bu durum enflasyonu etkileyecek, yüzde 25 de olsa yansıyacak. Belli bir etki gelecek buradan.
Altyapılar tahrip edildi, toparlanması zaman alır. Ama bir iyileşme süreci başlar. Terörde de savaşlarda da yıkıcı etki ani oluyor, yapıcı etkiler zaman alıyor. Yani yeniden normalleşme biraz bir süre alıyor doğrusu. Alt yapının düzeltilmesi, sevkiyatın normalleşmesi zaman alır.
Kaynak: www.milliyet.com.tr
2026-03-13 21:51:56