
Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, Türk futbolundaki son gelişmelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kalamış‘taki Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri‘nde gerçekleşen olağan toplantının açılış konuşmasını yapan Mosturoğlu, ligde yaşanan olayların, Türk futbolunun geleceği açısından son derece kaygı verici olduğunu belirtti.
Toplantıda, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı‘nın okunmasıyla birlikte, Mosturoğlu, Fenerbahçe‘nin uzun yıllardır mevcut düzen hakkında endişelerini dile getirdiğini hatırlattı. Son dönemde yaşanan olayların, kulüp ve temsilcileri üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Mosturoğlu, alınan cezaların da bu baskının bir yansıması olduğunu vurguladı. “Fenerbahçe Kulübü, çok büyük ve rekor sayılabilecek cezalarla karşı karşıya kaldı. Bu cezalar, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve hakemler hakkında yapılan açıklamalar nedeniyle Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından verildi. Tarihte başka hiçbir kulübe böyle cezalar verilmemiştir,” dedi.
Mosturoğlu, konuşmasında, Fenerbahçe’nin rakipleri tarafından sürekli olarak sportif rekabet hırsıyla hareket etmekle suçlandığını aktardı. “Yıllardır bu kürsüden haykırdığımız ‘Türk futbolunda gözlerimiz önünde trajik bir tiyatro oynanıyor’ sözlerimiz gerçekliğiyle ortaya çıkmıştır. Bugün, haklılığımız acı şekilde tescil edilmiştir. Hakemler dosyası soruşturması kapsamında Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı’nın tutuklanması, yıllardır karşı karşıya olduğumuz organize yapının adli mercilerce ortaya çıkarılması demektir,” diye ekledi.
Hakemlerin yaşadığı sorunların daha derinlemesine incelenmesi gerektiğini de vurgulayan Mosturoğlu, “Bizler, bu hakemlerin yaşadıklarını tüm boyutlarıyla savcılık makamıyla paylaşmasını bekliyoruz. Hakemlik müessesesinin amatörden Süper Lig’e kadar nasıl bir kayırmacılık ve haksızlık sarmalına girdiği gözler önüne serilmektedir. Bu süreçte kimse adil bir oyundan bahsedemez,” şeklinde konuştu.
Mosturoğlu, sözlerini şöyle noktaladı: “Temennimiz, yapılacak etkin soruşturma kapsamında işlendiği düşünülen suçların tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasıdır. Türk futbolunun bu düzende ileri gitmesi mümkün değildir. Eğer kurumsal köklü değişiklikler için bir araya gelmezsek, Türk futbolu UEFA denetimine girmekten kurtulamaz. Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır ve bizim mücadelemiz kişilerle değil, bozuk düzene karşıdır.”
